Adres :
100. Yıl Bulvarı No:101/A, 06374 OSTİM/Ankara-TÜRKİYE Telefon : 0 312 385 50 90 Faks : 0312 354 58 98 E-Posta : korhan@ostim.org.tr

Sertifikasyon Raylı Sistemlerin Can Damarı

OSTİM’de düzenlenen Raylı Sistemlerde Uygunluk ve Sertifikasyon Konferansı’nda doğru ve akredite testlerden geçmeyen hiçbir şeyin ürün olamadığı vurgulandı. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mete Koçkar, satılabilir bir ürün için “Sertifiye ürün yapacaksınız; işin bütün can damarı buradan geçiyor.” dedi.
Ostim Editör
31 Mart 2020 19:01

Raylı Sistemler Derneği tarafından organize edilen Raylı Sistemlerde Uygunluk ve Sertifikasyon Konferansı, Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi’nin (ARUS) katkıları ve OSTİM’in destekleriyle OSTİM OSB Konferans Salonu’nda düzenlendi.

Sektörün ülkemizdeki üretici, işletmeci ve paydaşlarının katılımıyla düzenlenen konferansta; Demiryolu Araçları, Kent İçi Raylı Sistemler ve Sinyalizasyon başlıklı paneller düzenlendi.

Raylı sistemlerin tüm yönlerinin ele alındığı etkinlikte, uygunluk ve sertifikasyonun önemi, konunun uzmanları tarafından anlatıldı. Programda, yerli ve milli sertifikasyon sistemlerinin geliştirilmesinin gerekliliği de ele alındı.

ARUS, demiryolunun lider kümelenmesi

ARUS Koordinatörü Dr. İlhami Pektaş, ‘Yerli Üretim’ başlıklı konuşmasında, çalışmalar hakkında bilgi verdi.

ARUS’un, Avrupa Raylı Sistemler Birliği’nin (ERCI) üyesi olduğunu ve birlikte projeler yaptıklarını söyleye Pektaş, ERCI’nın 17 ülke ve 15 kümelenmeden oluştuğu 2 binden fazla KOBİ’nin de temsilcisi olduğunu kaydetti. İlhami Pektaş, “Amacımız, ARUS’un KOBİ’leriyle Avrupa KOBİ’lerini bir araya getirerek ortak projeler ve yatırımlar geliştirmek, hem de o ülkelere ürün ihracatı.” dedi.

2012 yılında kurulan ARUS’un, 170 üye firması, 19 destekleyici kuruluşu, 30 binden fazla çalışanı ve çıkardığı milli markalarıyla Türkiye’de, sektöründe lider kümelenme konumunda olduğuna temas eden Pektaş, şunları söyledi: “Bugüne kadar 8 tane milli marka çıkartıldı. Bunlar Kayseri, Bursa, Kocaeli, Samsun, İstanbul’da çalışan toplamda 183 araç. Üyelerimiz 25 ülkeye yedek parça ve araç bazında yıllık 185 milyon Euro tutarında ihracat yapıyor. Buna alt yapıyı da katarsak Türkiye’nin raylı sistemlerde şu anda 600 milyon Euro ihracatı var. Yapacağımız iş birlikleriyle bu rakam daha da artırılacak.”

ARUS üyelerinin ihracatını artırmaya yönelik sertifikasyon belgesi sahibi olmaları için de faaliyet gösterdiklerini belirten ARUS Koordinatörü, “66 üyemiz 15085-2 Kaynaklı İmalat Belgesine sahip. 59 üyemiz IRIS Sertifikasyonuna, 10 üyemiz TSI sertifikasına, 9 üyemiz de ECM sertifikasyonuna sahip.” bilgisini verdi.  

“İşletme maliyetleri düşük olmalı”

Tüm Raylı Sistem İşletmecileri Derneği (TÜRSİD) Genel Sekreteri, ARUS Başkan Yardımcısı ve Kayseri Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Feyzullah Gündoğdu, işletmeci kuruluşlar olarak sertifikasyon ve uygunluk süreçlerine verdikleri önemi anlattı.

Ülkemizde 13 şehirde kent içi raylı sistem olduğunu dile getiren Gündoğdu, 12 şehrin işletmecilerinin TÜRSİD üyesi olduğunu ifade etti. Türkiye’de kent içi raylı sistem hatlarının uzunluğunun 563 km’ye ulaştığını vurgulayan Feyzullah Gündoğdu, banliyö hatlarıyla beraber bu rakamın 815 km’ye çıktığını anlattı.

Kent içi raylı sistemlerde günlük ortalama 4 milyon yolcu taşındığını belirten Gündoğdu, “Yolcuların beklentileri kaliteli, emniyetli, sürdürülebilir ve daha ucuz ulaşım. ‘Bunları nasıl garanti altına alacağız?’ diye soracak olursak sertifikasyon sürecine gelmeden önce yapacağımız birtakım aktiviteler var. Bunu RAMS (Reliability, Availability and Safety) yönetimi diyeceğimiz bir çerçevede toplayabiliriz. Bu da Avrupa Birliği’nin ve Türk Standartları Enstitüsü’nün de yayınlamış olduğu standartları, EN 50126 standardı bunları nasıl yapacağımızı, garanti altına alacağımızı bize gösteriyor.” dedi.

İşletme maliyetlerinin, toplam elde etme maliyetlerinin yüzde 70’ine denk geldiğini dile getiren Gündoğdu, “Hem üreticiler, hem de işletmeciler olarak odaklanacağımız nokta aslında işletme sürecinin maliyetleri. İşletme maliyetlerinin düşük olması lazım. Demiryolu araçları imalat sektöründe ilk ürerim safhasına odaklandığımız için çok rahat yüzde 70’lik dönemini ıskalayabiliyoruz.

Eğer biz yolcuya daha ucuz, konforlu, güvenilir hizmet sunmak istiyorsak bir RAMS uygulamalarında tasarım sürecinden itibaren değerlendirmek, şartlarını tanımlamak durumundayız. Bununla beraber şartnamelerimizde işletme dönemine yönelik kriterleri koyup ihaleleri buna göre değerlendirmemiz gerekir.” Görüşünü aktardı.

Raylı sistemler, Türkiye’nin en önemli fırsatlarından

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “Şu anda Türkiye’nin en önemli fırsatlarından biri raylı sistemlerdir.” dedi. Uçakta, otomobilde yerli üretim ve marka çıkarmak için çaba sarf i anımsatan Aydın, yerli ve milli raylı sistem üreticilerine dikkat çekerek, “Burada da oluşturduğumuz firmalarımızın, yapılarımızın, kurumlarımızın kıymetinin farkında değiliz. Bunu fark ettirecek olan, hayata geçirecek olan bu salondaki insanlar. Bizim de yapmamız gereken her ne varsa 24 saat; OSTİM, ARUS ve bütün paydaşlarımız olarak bunu gerçekleştirirsek şehitlerimizin hesabını sormuş olacağız.” mesajını verdi.

“Satılması için sertifikasyon şart”

Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Uluslararası Raylı Sistemler Test ve Araştırma Merkezi Projesi (URAYSİM) yürütücüsü Prof. Dr. Mete Koçkar, Türkiye’nin son 10 yılda, kişi başına düşen milli geliri artırmak için çok gayret sarf ettiğini belirtti.

Orta gelir tuzağı uyarısında bulunan Koçkar, “Biz eğer bu işten kurtulmak istiyorsak kendi teknolojimizi, satılabilir ürünümüzü gerçekleştirmek zorundayız. Bu dünyadaki küresel savaş ancak böyle kazanılır.” dedi.

Demiryolu pazarında henüz hiçbir şeyin kaçırılmadığının altını çizen Koçkar, “Çok çalışarak her şeyi toparlayabilir ve bu alanda önemli, örnek model sonuçlar çıkarabiliriz. Raylı sistemlerde uygunluk ve sertifikasyon çok önemli. Eğer bir ürün yapmak istiyorsanız mutlaka testten geçirmiş olmanız lazım. Doğru testlerden, akredite testlerden geçirmediğiniz hiçbir şey ürün olmuyor dünyada. Satılabilir bir ürün olması için de bunun mutlaka uluslararası düzeyde sertifiye edilmesi lazım. Sertifiye ürün yapacaksınız; işin bütün can damarı buradan geçiyor.” dedi.

İlgili Görseller
İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.